Rusya’nın St. Petersburg Zenit futbol takımında oynayan Türk futbolcusu Fatih Tekke’nin satışa çıkarıldığı belirtildi. Tekke, “Ben Zenit takımında kalmak istiyorum, ama yönetim istemiyor.” dedi. AÄŸustos 2010′a kadar sözleÅŸmesi olan Tekke’nin satışının önümüzdeki günlerde gerçekleÅŸebileceÄŸi kaydediliyor. Rusya’da 31 Ocak’ta transfer sezonu sona eriyor.
Rus basınına açıklamada bulunan Fatih Tekke’nin Rusya’daki menejeri Akın Dal, Türk futbolcunun bu kış Zenit takımını terk edeceÄŸini belirtti. Dal’a göre sözleÅŸmenin bitiÅŸini beklemeden Rus takımı Fatih Tekke’yi satarak kulübe nakit giriÅŸi yapmak istiyor. Kulüp Tekke’nin satışından yaklaşık 2 milyon Avro kazanmayı hedefliyor.
Rus basınında yer alan haberlerde, “Fatih’in Zenit’le sözleÅŸmesi önümüzdeki yılın AÄŸustos ayında sona eriyor. Ama geçenlerde takım yönetimiyle yapılan görüşmede oyuncu kendisinin kış ayında transfer satışına çıkarılacağını anladı. Akın Dal’ın tahminine göre, Zenit Tekke’nin yaz ayında takıma para bırakmadan terketmesini önlemek için kendisini ÅŸimdi satmaya hazırlanıyor. Dal, Zenit’in iki milyon Avro karşılığında Tekke ile yolları ayırmayı düşündüğünü de belirtti.” denildi.
Fatih Tekke’nin Zenit’in deÄŸerli oyuncularından biri olduÄŸuna deÄŸinen Rus basını Fatih Tekke’nin kendisinin de daha önce defalarca gitmek istediÄŸini açıkladığı bilgisine yer verdi. Fatih Tekke ile Zenit arasında mutabakat saÄŸlandığını ve sezon sonunda Trabzonspor’a gitmesine izin verileceÄŸini kaydeden Rus basını, Fatih Tekke’nin ÅŸimdi kalma yönünde karar deÄŸiÅŸtirdiÄŸine dikkat çekti.
Gazeteye konuÅŸan Fatih Tekke ise, “Ben Zenit takımında kalmak isterdim, ama anladığım kadarıyla takım yönetimi buna yeÅŸil ışık yakmıyor.” dedi.
Zenit takımı Basın Bürosu ise konuyla ilgili henüz açıklama yapmazken, Fatih Tekke’nin 89 maçta 29 gol attığı bilgisine yer verildi.
Åžampiyonlar Ligi B Grubu’nda CSKA Moskova ile oynanan son maçta burnu kırılan BeÅŸiktaÅŸ’ın milli kalecisi Rüştü Reçber, bugün burnundan ameliyat oldu.
Maslak Acıbadem Hastanesi’nde Operatör Doktor Burak ErtaÅŸ tarafından yapılan operasyonun baÅŸarılı geçtiÄŸi belirtilirken, Kulüp Doktoru Devrim Urgun, Rüştü Reçber’in CSKA Moskova maçından sonra bir süre kırık burunla idare ettiÄŸini hatırlatarak, ÅŸunları söyledi;
“Son Bursaspor maçında saÄŸ üst adalesinden bir de sakatlık yaÅŸadığı ve 2-3 hafta oynayamayacağı için kupa maçının bitimini beklemeden ameliyatını erkene aldık. BaÅŸarılı bir operasyon oldu.”
komik ve aynı zamanda ilginç bir şaka izledikten sonra yorum yapmayı unutmayın
:)
İşte canlı yayında frikik böyle verilir
Ülkemizde Böyle bir yarışma olsa katılırmıydınız?
Gördükçe yanar kalbim
inan senin aşkından
Öldüresiye bakma
Seviyorum sarı kız
Saçın gözün sapsarı
Sevemem senden baÅŸka
Nazlım bunu iyi bil
Sensin ömrümün varı
Yorulmadım yorulamam
Yanarım ateşinden
Sevdim seni sarı kız
Yıllar Önce kalbimi
Yollarına bağladım
Ne zaman güldüm desem
Yalandır ağladım
Anla ne olur sarıkız
AÅŸk’a Cilve yapılmaz..
Milliyetçi Muhafazakar OluÅŸum Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, Kürtler’in en az İzmirliler kadar Türk olduÄŸunu ifade ederek “BaÅŸbakan ayrılıkçı çalıştaylar deÄŸil, aksine bir olduÄŸumuzu kanıtlayacak çalıştaylar kurmalı” dedi.
Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada BaÅŸbakan’ın Türkiye’de 36 etnik grup olduÄŸu yönündeki sözlerini eleÅŸtirerek “Sayın BaÅŸbakan’a birbirinden rahatlıkla ayırabileceÄŸi 80 ayrı vatandaÅŸ tipi sunabilirim. Bu ülkede kasabadan kasabaya mahalleden mahalleye insan tipolojisinde ve lehçesinde sapmalar olur. Milleti muhtarlıklara mı böleceÄŸiz? Her ildeki insan tipolojimiz farklıdır. Ülkeyi 81 “e mi ayıracağız ÅŸimdi?” diye sordu.
Alevi Çalıştayı’nın da gereksiz ve AleviliÄŸin ruhuna aykırı olduÄŸunu savunan Yılmaz, “Alevi vatandaÅŸlarımız zeki ve akıllı insanlardır. Hz. Ali terbiyesi ile vahdet-i vücut birlik terbiyesini en iyi alan insanlardır. Bu içi boÅŸ ve ayrılık kokusu veren çalıştay uydurmalarına itibar etmemelidirler. Kimse Alevilerin temiz ve halis duygularını istismar etmesin. Siyaset buraya kadar giriyorsa vay bu milletin haline” görüşüne yer verdi.
Türkiye’nin yoksulluk ve güvenlik olmak üzere iki büyük sorunu olduÄŸunu kaydeden Yılmaz, ÅŸunları kaydetti.
“İş ve aÅŸ üretemeyenler boÅŸ söz ve zamanı yıkacak fesatlar üretir. Milletimizin içinde bulunduÄŸu durum budur. Küresel sermaye siyaseten ve ekonomik olarak Türkiye de birlik istemiyor; Türk Milletinin kronik olarak güvenlik ve ekonomik sorunlarla boÄŸuÅŸması isteniyor. Ne yazık ki, siyasi figürler de bu fesat odaklarına çanak tutuyorlar. Dış güçler için bu sorunlarını çözmüş olan güçlü bir Türkiye korkusu, milletimize terör ve kriz olarak dönüyor. Mevcut siyasiler ise bu zorlu süreçleri yönetme basireti gösteremiyorlar. Gelinen süreçte tek suçlu ErdoÄŸan deÄŸildir. Baykal, İnönü ve Bahçeli süreci hazırlayan ve ErdoÄŸan’a devreden diÄŸer suç ortaklarıdır. Süreç bir merkezden bu liderler tarafından kesintisiz idare edilmiÅŸ ve Öcalan siyasi sürecin bir parçası haline getirilmiÅŸtir.
ABD’nin en büyük televizyon kuruluÅŸlarından biri olan NBC televizyonu tarihi bir hataya imza attı. ABD’nin en fazla izlenen sabah haber kuÅŸağı programı “Today’s Show” da “İran tarafından sınırı izinsiz geçmek suçuyla alıkonulan 3 ABD vatandaşı gençle ilgili haberle ilgili yayınlanan haritada Türkiye, Kürdistan olarak gösterildi.
Konuyu haber yapıp programlarında NBC televizyonunu yapmış olduÄŸu hatadan dolayı kınayan, New York merkezli Türk radyosu “Radyo Türküm’ü arayan ABD’de yaÅŸayan Türk vatandaÅŸları NBC’ye olan tepkilerini dile getirdiler. Radyo Türküm’ün Yayın Müdürü Sinan ÖdeÅŸ, “NBC’nin yaptığı ayıba programlarımızda yer verince, dinleyicilerimizden NBC’nin programını ve yöneticilerini eleÅŸtiren çok sayıda tepki aldık” dedi.
Radyo Türküm’ün internet sitesinde yer alan haberde şöyle:
“NBC televizyonunda sabah saatlerinde yayınlanan “Today’s Show” İran tarafından sınırı izinsiz geçmek suçuyla alıkonulan 3 ABD vatandaşı gençle ilgili haberi verirken gençlerin sınırı geçtikleri bölgeyi Kürdistan olarak gösterdi. Bahsi geçen haberde İran tarafından alıkonulan 3 gençten Sarah Shourd’un annesinin İran hükümetine yönelik mesajı yer aldı. Bu mesajda Anne, gençlerin İran’a saygısızlık yapmak istemediÄŸini, onların iyi insanlar olduÄŸunu vurgulayarak bırakılmasını diledi. Ancak böylesine bir haberde bile yine Türkiye ve Irak’ın toprak bütünlüğüne saygı göstermeyen NBC televizyonu ve Today’s Show yapımcıları, haritanın üzerine Kürdistan ibaresini yerleÅŸtirdi. Radyo Türküm ailesi olarak dünya devletlerince tanınmayan, varolmayan, resmi belgelerde adı bile geçmeyen bu hayali ülkeyi varmış gibi gösteren NBC’yi kınıyoruz”
EÄŸitim-Sen Genel BaÅŸkanı Zübeyde Kılıç, YÖK BaÅŸkanı Yusuf Ziya Özcan’ın “Gerekirse hukuku dolanırız” sözleriyle hukuksuzluÄŸu öne çıkardığını belirterek Özcan’ı istifaya çağırdı. Kılıç, Hükümet’ten de yükseköğretim üzerindeki vesayetçi elini bir an önce çekmesini istedi.
Kılıç, yaptığı yazılı açıklamada, YÖK BaÅŸkanı Özcan’ın, Danıştay’ın katsayı kararının ardından “Gerekirse hukuku dolanırız” sözleriyle bulunduÄŸu mevkideki sorumluluÄŸunun siyasi olduÄŸunu bir kez daha itiraf ettiÄŸini ve bu amaç için hukuk dışı yöntemlere baÅŸvurmaktan kaçınılmayacağını da açığa vurduÄŸunu kaydetti. Kılıç, farklı katsayı uygulamasının kaldırılmasını savunan çevrelerin, bunu bir haksızlığın giderilmesi, eÅŸitliÄŸin saÄŸlanması, meslek liselerinin önünün açılması için istediklerini belirtirken, bu uygulamanın devamından yana olanların da herkese, üniversiteye giriÅŸ sınavında aynı katsayı uygulanmasının eÅŸitsizlik yaratacağını ileri sürdüklerini ifade etti. Kılıç, açıklamasında ÅŸunları kaydetti:
“Oysaki eÄŸitim eÅŸitsizlikleri katsayı tartışmasına indirgenemez. Mesleki ve teknik eÄŸitimin artık içinden çıkılamaz hale gelmiÅŸ sorunları masaya yatırılmadan; sınıfsal, bölgesel, cinsel bir dolu eÅŸitsizliÄŸin hem sonucu hem de nedeni olmasına raÄŸmen milyonların umudu haline getirilmiÅŸ sınav sistemi sorgulanmadan katsayı uygulamasında deÄŸiÅŸiklik yapılarak eÄŸitim eÅŸitsizliklerine gerçekçi çözümler üretebilmek mümkün deÄŸildir. Bu bakımdan, yükseköğretimde piyasalaÅŸmaya/ticarileÅŸmeye hız vererek eÄŸitim eÅŸitsizliklerini derinleÅŸtiren YÖK’ün, farklı katsayı uygulamasına son vererek eÅŸitliÄŸi saÄŸlamış olduÄŸu yönündeki iddiası bir yanılsamadan ibarettir.
Dolayısıyla sorun katsayı sorunu deÄŸil, iktidar sahiplerinin üniversiteye yönelik politikalarının bir aracı olarak özerk-demokratik üniversitenin ve özgür bilimin önündeki en büyük engel konumundaki YÖK ve onun tarafından yapboz tahtası haline getirilmiÅŸ sınav sistemidir. Bu anlamda, hükümetin yükseköğretim üzerindeki vesayetçi elini bir an önce çekmesini ve “gerekirse hukuku dolanırız’ diyerek hukuksuzluÄŸu öne çıkaran YÖK BaÅŸkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın bir an önce istifa etmesini talep ediyoruz.”
Kopenhag’da yapılan BM İklim Zirvesi, küresel sıcaklık artışının 2 dereceye ulaÅŸmamasını amaçlayan çalışmalar ve geliÅŸmekte olan ülkeler mali yardım yapılmasını öngören ”Kopenhag Mutabakatı” ile sona erdi.
Yasal baÄŸlayıcılığı bulunmayan ve daha çok ‘uzlaşı’ niteliÄŸi taşıyan ”Copenhagen Accord” baÅŸlıklı mutabakat metninde küresel ısınmada etkili olan sera gazı salınımının önemli oranda kısıtlanması gereÄŸinin bilimsel açıdan da desteklendiÄŸi vurgulanarak, ”bu çerçevede küresel sıcaklık artışının 2 dereceden daha az olmasını saÄŸlamak amacıyla gaz salınımında kısıtlama yapılması gerektiÄŸi” ifade edildi.
Mutabakat metninde, gelecek yılın sonuna kadar üzerinde uzlaşılan konulara yasal bağlayıcılık getirilmesinin ele alınması önerisi de yer alıyor.
-GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE YARDIM-
Metinde az geliÅŸmiÅŸ ülkelere yapılacak yardım konusu ise, ”geliÅŸmiÅŸ ülkelerin geliÅŸmekte olan ülkelerin adaptasyon çalışmaları için yeterli, öngörülebilir ve sürdürülebilir finansal kaynak, teknoloji ve kapasite geliÅŸtirme desteÄŸi saÄŸlayacaktır” ifadesiyle yer aldı.
Özellikle okyanus adası bazı ülkelerle Afrika’daki en az geliÅŸmiÅŸ ülkelerin desteÄŸe ihtiyacı bulunduÄŸu vurgulanan metinde, ”geliÅŸmiÅŸ ülkelerin ihtiyacı içindeki geliÅŸmekte olan ülkelere 2020 yılına kadar 100 milyar dolarlık yardım yapmasının amaçlandığı, söz konusu yardımın kamusal ve özel, ikili ve çok taraflı kaynaklardan saÄŸlanabileceÄŸi” kaydedildi.
Mutabakat metninde söz konusu yardım programı için 2010-2012 yıllarını kapsayan kısa vadeli dönemde Avrupa BirliÄŸinin 10,6 milyar Dolar, Japonya’nın 11 milyar Dolar ve ABD’nin 3,6 milyar Dolar vadettiÄŸi de belirtildi.
-GAZ SALINIMI-
Gaz salınımıyla ilgili konular mutabakat metninde ”geliÅŸmiÅŸ ülkelerin hedefleri” ve ”önde gelen geliÅŸmekte olan ülkelerin gönüllü vaatleri” ÅŸeklinde iki ayrı ek olarak yer aldı.
Salınımın denetlenmesi, özellikle Çin’in uluslararası denetime karşı çıkması nedeniyle zirve süresince üzerinde en fazla tartışma yapılan konular arasında yer aldı. Mutabakat metni, geliÅŸmekte olan ekonomiye sahip ülkelerin bu alandaki çabalarının yine kendileri tarafından gözlemlemesini ve gözlem sonuçlarını iki yılda bir BM’ye iletmesini öngörüyor.